3–9 KASIM ORGAN BAĞIŞI HAFTASI


Bu haber 2018-11-05 20:53:25 eklenmiş

ORGAN BAĞIŞI; bir kişinin hayatta iken; olası bir BEYİN ÖLÜMÜ tanısı konulması

durumunda organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu

belgelendirmesidir. Organ bağışı yapıldıktan sonra sadece bir yoğun bakım ünitesinde ve

beyin ölümü kararı alınması halinde organlar kullanılabilmektedir. Diğer ölüm hallerinde

organlar kullanılamaz. Bu durum herkesin başına gelmeyecek nadir bir durumdur, aslında

ölüm şekli olarak bir lütuftur. Şundan emin olun; ORGANA İHTİYAÇ DUYMA

İHTİMALİNİZ ORGAN BAĞIŞI YAPMA İHTİMALİNİZDEN ÇOK DAHA FAZLADIR.

Ülkemizde 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkes, 2238 sayılı yasaya göre

organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Verilen bağış kartına rağmen, beyin

ölümü gelişmesi durumunda kişinin ailesinden izin alınmaktadır. Bu nedenle lütfen

organlarınızı bağışlamak istediğinizi yakınlarınıza da bildiriniz. Organ bağışı yaptıktan sonra

fikir değiştirirseniz organ bağış kartını yırtıp atmanız ve bir sağlık kuruluşuna bunu

bildirmeniz yeterlidir, tabi yine yakınlarınızı haberdar etmelisiniz.

ORGAN BAĞIŞI YAPARKEN YAŞ ve HASTALIK SINIRI VAR MIDIR?

Organ uygunluğuna nakil cerrahları karar vermektedir. 94 yaşında dahi uygun ise organlar

kullanılabilir. Kanser, AIDS ve domuz gribi harici diğer hastalıklarda (şeker, kalp, tansiyon,

sarılık vb) organlar kullanılabilir.

ORGAN NAKLİ ise, görev yapamayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir

organın, bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilmesi işlemidir.

Organ naklinin iki verici (donör) kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; canlı vericidir

ki genellikle dördüncü dereceye kadar kişinin kendisinin veya eşinin akrabalarından oluşur. 

İkinci verici kaynağı ise; ölü (kadavra) vericilerdir. Bunlar, hastanelerin yoğun bakım

ünitelerinde makineye bağlı olarak tedavi gördüğü sırada, BEYİN ÖLÜMÜ gerçekleşen

kişilerden sağlanmaktadır. Maalesef ülkemizde organ vericilerinin yaklaşık %80’i canlı,

%20’si kadavra kaynaklıdır. Bu oran böbrek nakillerine göre çıkartılmaktadır. Çünkü

karaciğer bekleyen hastaların canlı vericiden organ nakli şansı çok düşük, kalp ve diğer organ

bekleyenlerin ise bu şansı hiç yoktur. Bu hastalar kadavradan organ bağışı olmaz ise bekleme

listelerine alınmalarını takip eden kısa bir süre içinde kaybedilmektedir.

Sağlık Bakanlığımız ve organ nakli koordinatörlerimiz her geçen gün daha etkin çalışarak,

halkımızı bu durumdan haberdar etme ve bilinçlendirme çabalarını sürdürmektedir. Aslında

beyin ölümü tespit oranımız hiç de az değildir. İlimizde bu güne kadar 350 (2018 verileri

dahil) beyin ölümü tespiti yapılmış, bunlardan 98 ailenin izni ile organlar kullanılarak, ölümü

bekleyen insanlara can olmuştur. Ailelerin organ bağışını reddetmelerinin en başta gelen

sebebi, organ bağışını o ana kadar hiç duymamaları ve üzerinde hiç düşünmemiş olmalarıdır.

BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR?

Beyin ölümünde beyin fonksiyonları geri dönüşümü olmaksızın kaybolur, beyne kan gitmez,

yani bir nevi kangren olmuştur. Bu durumda sadece yoğun bakım şartlarında solunum ile kalp

atımları yapay olarak bir süre devam ettirilebilir. Kişi, ancak beyni öldüğü zaman ölü kabul

edilebilir ve HER ÖLÜM GERÇEKTE BİR BEYİN ÖLÜMÜDÜR. Klasik ölümde kalp kan

pompalayamadığı için beyin kansız kalır, bu tariflediğimiz ölümde ise travma sebebiyle beyin

kansız kalır ve ölüm gerçekleşir.

BEYİN ÖLÜMÜ ile KOMA (BİTKİSEL HAYAT) sıklıkla aynı şey zannedilmektedir. Oysa

ki birbirinden ÇOK FARKLIDIR ! Çok basit bir benzetme ile iki çiçekten birini dalından

 

koparıp vazoya koyduğumuzu, diğerinin de dalını kırdığımızı düşünelim. Dalını kırdığımız

çiçek ölmemiştir, yanına bir çıta koyup bakımını iyi yaptığımız takdirde tekrar canlanabilir.

Buna bitkisel hayat diyoruz. Ancak dalından koparıp vazoya koyduğumuz çiçek istesek de

istemesek de süre sonra solacak ve kuruyacaktır. Yeniden canlanma ihtimali yoktur. Buna da

beyin ölümü diyoruz.

BEYİN ÖLÜMÜ TANISI:

Biri nörolog veya nöroşirürjiyen, biri de anesteziyoloji ve reanimasyon veya yoğun bakım

uzmanından oluşan iki hekim tarafından tüm muayene ve tahlilleri yapılarak saptanır.  Ölüm

olayının tutanağını düzenleyecek bu iki hekim, organ naklini gerçekleştirecek olan hekim

ekibinden bağımsızdır. Beyin ölümü gerçekleşmeden ve bu iki doktor tarafından

onaylanmadan ölüden organ nakli yapılamaz.

Organ bağışı yaptığı ve organ bağış kartını taşıdığı takdirde ölüme terk

edilebileceğini düşünen vatandaşlarımız da vardır. Oysa oldukça yanılmaktalar. Ölüm

mutlaktır. Geliştikten sonra makineler sayesinde ve çok titiz bir bakım ile organlar bir süre

daha canlı tutulmaktadır. Kaldı ki organların alınabilmesi için kişinin hayattayken bağış

yaptığı halde yine de ailenin izninin alınması gerektiği unutulmamalıdır. Bazen tam tersine

daha iyi bakıma neden olmaktadır. Mesela bir kaza anında üzerinden organ bağış kartı çıkan

bir vatandaş, beyin ölümü tespitinin yapılabildiği en teşekküllü hastanelere taşınmak

zorundadır. Beyin ölümü tespiti sadece bunu muayene etmesi gereken uzmanların ve yoğun

bakımın bulunduğu hastanelerde yapılabilir. Bu da sizin eksiksiz bir bakım görmeniz

demektir.

 Beyin ölümü gerçekleşmeden,

  İki uzman doktor tarafından onaylanmadan,

  Ölenin yasal varislerinin İMZALI İZNİ OLMADAN

Organ çıkarım ameliyatı vehatta doku grup tahlilleri dahi YAPILAMAZ

ORGAN ALINAN KİŞİNİN GÖRÜNTÜSÜ BOZULUR MU?

Hayır. Organ alımı ameliyatı, ameliyathane koşullarında, titizlikle yapılır, gizli dikiş ile cilt

kapatılarak vücut bütünlüğü bozulmadan aileye teslim edilir. O bedenler organların kıymetini

çok iyi bilen hekimler için kutsaldır ve çok büyük bir saygıyı hak etmektedirler.

ALINAN ORGANLAR KİME NAKLEDİLİR?

Organ alacak hastalar öncelikle tıbbi aciliyet durumuna ve kan grubu ile doku grubu uyumuna

göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayrımı yapılmaz.

Özellikle ekonomik durumu kötü olan aileler yakınlarının organlarını sattıklarının

düşünülmesinden endişe etmektedir. Herkes bilmelidir ki böyle bir şey söz konusu olamaz.

Beyin ölümü gelişen şahsın dokusunun kime uyacağını önceden bilmek bizim için de

mümkün değildir. Bu ancak Ankara’daki Ulusal Koordinasyon Merkezindeki liste ile beyin

ölümü olan şahıs karşılaştırıldığında bilinebilir. Ailenin bu tip düşünceleri varsa kendileri

istemediği takdirde, organ bağışı yaptıklarının gizli kalacağı garantisi verilir. Aile gizlilik

istiyor ise ilgili birimlerde çalışan herkes bu konuda uyarılır ve ciddi hassasiyet gösterilir.

MERSİN'DE NAKİL MERKEZİ VAR

İlimizde bir tane nakil merkezi bulunmaktadır. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Organ Nakli Merkezinde, BÖBREK ve KARACİĞER NAKLİ başarıyla yapılmaktadır.

 

NEREYE BAŞVURALIM?

İl Sağlık Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Aile Sağlığı

Merkezleri, tüm özel ve kamu hastanelerinden kolaylıkla organ bağış kartı alınabilmektedir.

ORGAN NAKLİ CAİZ Mİ?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 06.03.1980 tarih 396 sayılı kararı ile

organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Aynı kurul organ bağışını insanın insana

yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlamıştır. Kur’an-ı Kerim’de Maide Suresinin 32.

ayetinde, “Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur” diye

beyan olunmaktadır. Bütün büyük dinlerde de benzer kararlar mevcuttur. Yeni ölen birinin

kalbini ve başka organlarını diri insana takmak caizdir. Bu iş ölüye hakaret olmaz. İslam dini,

sıhhati korumayı ve bedenin selametini emretmektedir (Hedy-ül-İslami). Organ naklinde din,

dil, ırk ayrılığı gözetilmez (El-Hedyül-İslami).

Nakledilen organın ahirette kendisine dönüp dönmeyeceğinden endişe edenlere Kıyame

Suresi, 3-4. ayetini örnek olarak vermek isterim; “İnsan kendisinin kemiklerini bir araya

getiremeyeceğimizi mi sanıyor? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline

getirmeye gücümüz yeter” denmektedir.

Halkımızı bu konuda duyarlılığa davet ediyorum. Her yıl yaklaşık 4000-4.500 kişi organ

bekleme listesine eklenmektedir. Biz ya da yakınlarımız her an organ bekleyen bir hasta

olabilir. Unutmayın ki; organ bağışı hayat bağışıdır. Bir organ bağış kartı alın. Gelin siz de bir

hayat kurtarın… “Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz” (Buhari, Tevhid

2, Edep 27; Müslim, Fedail 66; Tirmizi, Birr 16).

ETİKETLER : mersin sağlık il müdürlüğü Organ bağışı
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SAĞLIK haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Günü
Bir Darbe Olayıdır
Feto Terör Örgütü Yapmıştır
Cumhurbaşkanı Erdoğan Başarısı
Milletin Devlete,Vatana,Bayrağa Sahip Çıkması
Hiçbiri
Haber Onda Gazetesi Mersin Yerel haberler
Copyright © 2015 - 2016 Haberonda.Net. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
gundem
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat