‘’Türkiye’nin ilk kadın muhtarı Halime AKGÜL’dür…’’



Mersin Sondakika

‘’Türkiye’nin ilk kadın muhtarı Halime AKGÜL’dür…’’


Bu haber 2020-10-30 09:16:58 eklenmiş

Türkiye’de muhtarların seçilme tarihine bakıldığında resmi tarihimizde 1933 yılında yapılan

ilk yerel seçimde Gül Esin’in; Aydın’ın, Çine ilçesi, Demirdere köyüne Cumhuriyet tarihinin

ilk kadın muhtarı olduğunu okursunuz.

Bunu söyleyen tabiki resmi tarih, reel tarih değil...

Resmi tarih bunu söylesede resmi tarihin kapsayıcılığı o dönemlerde belli kişi veya

zümrelerin tercihlerine göre şekillendiği için resmi tarih literatürüne kimin adı yazıldıysa

gelecek, tarih sahifelerinde onun ismi ile anılır her zaman…

Eğer bir kayıt resmi tarih sahifelerine girdiği zaman, onu değiştirmek veya bunun böyle

olmadığını iddia etmek şişeden çıkan cini, şişeye geri sokmak kadar zordur.

Dönem tarihini biraz okursanız o dönemlerde resmi tarihi yazanlar dönemin politik elitleri

ve devlet üzerinde etkili devletten nemalanan entelektüel burzuvazi kesimiydi.

Türkiye’nin resmi tarihin kendi tozlu raflarına hapsedemediği ‘’Türkiye’nin ilk kadın

muhtarıda aslında Halime AKGÜL’dür…’’

 

Üstelik Mersin’li ve Çapar köyünden …

Bu demokrasi tarihinin kadın aktörünün hayat hikayesini ve fotoğraflarla desteklenmiş arşiv

çalışmalarının orjinalini Ayvagediği Yardımlaşma ve Kültür Derneği(AYYDER) ‘de

bulabilirsiniz. Nasıl muhtar olmuş derseniz isterseniz buna kısaca değinelim…

Mersin’de bu köyün adını Ayvagediği ile eşleştirmediğiniz sürece bir çok kişinin bilmediği

kerpiçle sıvanmış taş evleriyle meşhur hayvancılık, büyük oranda çiftçilikle geçinen bölgenin

belki de en eski yerleşim yerine sahip olan bu kadim köy, kadim tarihi kadar aynı zamanda

kadim bir demokrasi kültürüne de sahiptir.

Birinci dünya savaşı bitmiş, Osmanlı Devleti yenilmiş dayatılan Sevr anlaşmasıyla birlikte

ülke karış karış işgal edilmiştir. Çukurova bölgeside Fransız işgaline uğramıştır. 19 Mayıs

1919’da başlayan milli mücadelede Mersin, Kuvayi Milliye örgütlenmesinde de kendini

göstermiş, erkeklerden gücü yetenler bu direniş örgütlenmesine katılmıştır.

İşte böyle bir dönemde erkeklerinin bir kısmını 1.Dünya savaşında cepheye gönderen

ardından milli mücadele döneminde Kuvayi Milliye’ye direniş için erkeklerini veren Çapar

köyü, neredeyse tamamı kadınlardan oluşan bir köy konumuna gelmiştir.

Halime Akgül’ün torunu Emine nineyle yaptığımız söyleşide o kocanam dediği Halime

Akgül’ün kendine aktardıklarını şöyle anlatır:

Dönem seferberlik dönemidir. Savaş bitmiş Çukurova’yı gavurlar işgal etmiştir. Gavurla

savaşmak için köye asker toplamaya gelen bir yüzbaşı, köyün değişik yerlerine askerler

göndermiş köylünün köy meydanında toplanmasını istemiştir.

Askerler tek tek kapıları çalarak köy ahalisini köy meydanına çağırır. Yaşlı genç kim varsa

köy meydanına toplanmaya başlar. Yüzbaşının dikkatini erkek olanın elinde tahta valiz gelen

iki kişi dikkatini çeker. Erkek tıraş olmuş,çulfallıkta dokunmuş beyaz mintanını ve beyaz

çizgili kara sekösünü giymiş hararetli hararetli konuşa konuşa geldiklerini görür.

Masada oturup köylünün toplanmalarını bekleyen yüzbaşı yanlarına gelen karı koca oldukları

belli bu çiftin hararetli hararetli ne konuştuklarını merak eder ve sorar. Halime bacı bu soruyu

şöyle cevaplar: ‘’Bizim ahiretliğe, sakın gavuru bu memleketten sürmeden gelme. Bak

seni çimdirdim, tıraş ettim. Giydirdim kuşattım. Kaç yıl sana avratlık yaptım. Eğer

gavuru bu memleketten atmadan gelirsen bir daha buralara gelme. Hem hakkımıda

helal etmem.’’ dediğini söyler.

Bu cevap karşısında gözleri dolan yüzbaşı yutkunur. Köyde yaşlılar dışında erkek

göremeyince o zaman 40 yaşlarında olan bu fedakar, sert mizaçlı, tok sesli ve bir o kadarda

heybetli Yörük Türk kadını Halime bacıyı Halime Akgül’ü köyün idaresine muhtar olarak

atar ve görev emrinide karargah merkezine döndüğünde gönderir.

Kadına muhtarlık seçilme hakkı 1933 yılında verildiği düşünüldüğünde, 1933 yılında Gül

Esin’i ilk muhtar kabul eden resmi tarih, seçilmenin henüz kadına verilmediği 1920 yılında

orduda resmi bir sıfatı olan komutan tarafından muhtar olarak atanan Halime Akgül’ü niçin

 

muhtar olarak kayıtlara almamıştır, işte bu manidardır. Seçilme temayülünün henüz

kanunlarda karşılık bulmadığı yerde resmi bir yetkili tarafından yapılan görevlendirmenin

elbette ki meşru bir karşılığı vardır.

1920-1923 yılları arasında Cumhuriyetin ilanına kadar 3 yıl muhtarlık yapan ve 1950 yılında

vefat eden Halime Akgül; resmi kayıtlarda bir karşılık bulmasada Türkiye’nin gayri resmi

hafızasında ilk kadın muhtar olarak her zaman hatırlanacaktır.


ETİKETLER :
Diğer YAŞAM haberleri

Yazarlar

Arşiv Arama
- -





Copyright © 2021 Haberonda.Net Gazetesi Tüm hakları saklıdır.
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat