takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al
Mersin Sondakika

EKONOMİDEN BEN SORUMLUYUM BEN”


Bu makale 2021-04-02 21:00:52 eklenmiş
Ahmet AKIN
?=NewsCategoryWrite($Author_Data->name) ?>

Kısaca, bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme ve bunları

bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümü olarak ifade edebileceğimiz

ekonomi, aşırı ve gereksiz harcamalardan sakınma anlamını da taşır. Ünlü ekonomistlerden

olan Amerikalı Samuelson ekonomi terimini tanımlarken şu ifadeyi kullanmıştır: “Para

kullanılarak veya kullanılmayarak, insanlar arasında mübadeleye neden olan faaliyetlerin

incelenmesi.”

“Ekonomik Teoriler”, olgular arasındaki ilişkileri, yani “gerçekleri” ortaya koyar. Olgular

arasında hangileri “sebep”, hangileri “sonuç”tur, tanımamızı, yaşadığımız dünyayı daha iyi

anlamamızı sağlar. Gelecek hakkında tahmin yapmamızı da mümkün kılar. “Ekonomiden

Ben Sorumluyum Ben” diyebilmek için önce yoğun bir ekonomi eğitimi almak gerekir. Çünkü,

ekonomi bir bilimdir. Ülker bayiliği yapılarak ekonomi öğrenilmez.

Ülkelerin ekonomik başarıları kurumlara, ekonominin işleyişini belirleyen kurallara ve bireyleri

motive eden teşviklere göre farklılık gösterir. Tüm ekonomik kurumların yaratıcısı toplumdur.

Siyasetin kurumları kuşatmış olması ve siyasal kurumların toplumda gücün kimin elinde

olduğu sınırlandırmasının eşit olmaması mutlakiyetçiliği getirmektedir. Türkiye’de bugün

yaşanan budur. Güvensizlik ve hukuksuzluk had safhada olunca denetim, şeffaflık ve

sürdürebilirlikte ortadan yok olmaktadır.

Ekonomide son zamanlarda dolar, kur ve faiz konularında olup bitenler son 20 ayda 4

Merkez Bankası Başkanı değiştirilmesi yüzünden oluyor değildir. Problemin çok daha derin

olmasındandır. Son değişiklikler sadece bardağı taşıran son damlalar rolünü oynuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta seferberlik ilan eder gibi sürekli olarak vatandaştan altın ve

dövizlerini istemesi boşuna değil.

Özellikle, 2017 yılı referandumu ile başlayıp, 2018 Cumhurbaşkanlığı ve 2019 yerel

seçimlerinde olağanüstü paralar iktidar tarafından seçimleri kazanmak için harcanmıştır. Bu

paralar borç olarak alınan paralardır. Ekonomide hiçbir gelir artışı yaratmadan tüketilen

kaynaklardır. Bugün gelinen noktada, hazinenin ve özel sektörün dış borç yükü ve cari açık

ülkeyi kıpırdayamaz duruma getirmiştir. Devlet bankalarının düşük faizle ulufe dağıtır gibi

verdiği karşılıksız krediler enflasyon olarak halka geri dönmüştür.

Ekonomik ve siyasi yönden iktidarın ülkeyi yönetme becerisi kalmamıştır. Makro ekonomik

politikalarda sürdürülebilirlik ve uyum sağlanmadan ekonomide iyileşme beklemek saflıktır.

İktidardan düşerse hesap verme korkusu içinde olan yönetimlerin sağlıklı kararlar alma şansı

yoktur.

Yazımı Atatürk’ün güzel bir sözü ile bitirmek isterim: “Ekonomi demek her şey demektir.”

Diğer yazıları...

Yazarlar

Arşiv Arama
- -









Copyright © 2021 Haberonda.Net Gazetesi Tüm hakları saklıdır.
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat