GÜNEŞ’İN ŞEHRİ MERSİN


Bu makale 2017-05-29 08:40:10 eklenmiş ve 2163 kez görüntülenmiştir.
Dr. Ruhsar UÇAR

GÜNEŞ’İN ŞEHRİ MERSİN

 

Geçtiğimiz hafta salı günü Çarşı Esnafları Dernek Başkanı Sayın Bekir Algül’ünün davetlisi olarak

 

Mersin Güç Birliği Platformu’nun toplantısına katıldım. Toplantı Şehir merkezinde, eski bir taş evin

 

restore edilmesi ile muazzam bir görüntüye kavuşturulmuş Türkiye Emekliler Derneğinin Mersin

 

Şubesinde Sayın Cemal Akbudak’ın ev sahipliğinde gerçekleşti. Kimler yoktu ki toplantıda; Mersin de

 

farklı alanlarda faaliyet gösteren 50 STK’nin Başkanları, Muhtarlar, Gazeteciler, Akil adamlar. Hepsinin

 

ortak gayesi Mersin’di. Birbirinden o kadar farklı renkler bir aradaydı ki, bu masa tüm Türkiye’yi

 

tanımlıyordu. Çağrılan insanlar siyasi kimliklerinden, dünya görüşlerinden sıyrılmış ve tek bir hedef

 

uğruna bir araya gelmişti. Siyasi çıkarlardan ve söylemlerden tamamen uzak, hiç kimseyi suçlamadan,

 

çözüm üretmeye odaklı ve müthiş bir inanmışlık, heyecan ve gayretkeşlik tüm ruhunuzu sarıyordu. O

 

an içimden diyordum ki keşke her konu ve sorun için farklılıklarımızı bir kenara bırakarak bir araya

 

gelebilsek, daha iyisi için birlikte hayaller kurabilsek ve yarattığımız iklime herkesi dahil edebilsek,

 

benlik duygularımızdan arınıp bir amaç uğruna mücadele edebilsek, delinmez denilen dağları deler,

 

aşılmaz denen bentleri yıkar geçeriz. Bu birlikteliğe çok büyük önem atfediyorum çünkü bu oluşum

 

önüne koyduğu hedeflere ulaşırsa tüm Türkiye ye yayılacak bir heyecan dalgasının fitilini ateşler.

 

Güçlü, kalkınmış, kendi kendine yeten, kendine özgü değerleri ile fark yaratan bir model oluşturulmuş

 

olur.

 

Bu şehri sevmek için Mersinli olma zorunluluğunuz yok, burada doğma ya da tüm ömrünüzü

 

burada geçirme şartı yok. Mersin’e hemşerilik gönül bağı duymanız ve aidiyet hissetmeniz yeterli.

 

Yaşadığınız şehirde mutlu olmak istemeniz, sorunlarının minimuma indirilmiş olduğunu görmek,

 

Sosyo ekonomik ve Kültürel açıdan kalkınmış ve fark yaratmasını istemek ve Mersinliyim dediğinizde

 

tıpkı New Yorkluyum ya da Tokyoluyum, Parisliyim, Romalıyım demenin yarattığı gururu, onuru, keyif

 

i yaşamak ve bilinmenin verdiği özgüveni iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız bu şehirde yaşayan

 

herkesin işin ucundan tutması ve gönüllük esası ile çalışarak bu oluşuma omuz vermesi gerekir. Bir

 

şehrin Marka olmasının yarattığı artı değer o şehirde yaşayanlara birebir geri döner. Turizmin

 

canlanması, istihdamın artırılması, şehrin gelir kaynaklarının güçlenmesini sağlar. Çocukluğum,

 

gençliğim ve şimdilerde kızımın gençliği, benimde orta yaşlarım âşık olduğum Mersin de geçiyor ve ne

 

yazık ki sorunlar aynı yerde ve çözümünde çokta büyük yollar kat edilmedi. Nüfus arttı, binalar

 

çoğaldı ve modernleşti beraberinde sorunlarda arttı ve kente Marka değeri katacak bir kimlik

 

kazandırılamadı. Oysa bu şehir çok az kentin sahip olduğu tarihi ve doğal güzelliklere sahip. Her

 

şeyden önce kaç şehirde bu atmosferi yaşayabilirsiniz, evinizden yazlığınıza ya da yayla evinize yirmi

 

dakikada ulaşıp aynı gün içinde deniz kenarında güneşlenip, akşamında yaylalarında üşüyerek sıcak

 

çayınızı yudumlarsınız. Ya da kaç şehirde kentin ortasında upuzun sahil şeridinde ağaç gölgelerinde,

 

minik havuzların su şırıltısı eşliğinde yürüyüş yapabilirsiniz. Kaç şehirde Ezan, Çan ve Hazan seslerini

 

birlikte duyup bayramlarını hoşgörü ve kardeşlik ortamında birlikte kutlandığını görürsünüz. Ve kaç

 

şehir bu kadar göçe maruz kalmış olmasına, kültürel farklılığı bu denli derin yaşamasına rağmen birlik,

 

beraberlik ve kardeşlik duygusuna sımsıkı sarılıdır. Münferit olayları saymazsak, Terör örgütlerinin

 

yoğun çabalarına rağmen Mersin terörle anılan bir şehir asla olmamıştır ve olmayacaktır. Yürüğü ile

 

Arabı, Kürdü ile Rum’u yan yana dükkanlarında, dünyanın en güzel çayını bölüşerek ekmek kavgası

 

verir. Toprağı o kadar zengindir ki dört mevsim her çeşit meyve ve sebze cebinizi yakmadan sofraları

 

bolca şenlendirir. Baharı bahar, yazı yaz gibi yaşarsın ama kış geldi mi geçti mi fark etmezsin bile

 

çünkü güneşi her daim içini ısıtır.

 

Hepimizin ilk önce yapması gereken şey hayal etmek olsun. Ve lütfen hayallerinize sınır koymayın ve

 

peşinide bırakmayın. Çocukça gelsede söylemekten utanmayın, unutmayın yeniden yaratmanın, var

 

etmenin mihenk taşıdır hayal etmek. Uzun yürüyüşlerimden sonra dinlenmek için kumsala oturup,

 

ayaklarımı serin sulara bırakıp, ufuk çizgisini seyre dalarak ve arada Martılara da fısıldayarak mutlu

 

olacağım şehri düşlerim. Herkes kendi ruhunu ayna eder ya kendimi devasa bir Opera-Bale- Kongre ve

 

Gösteri merkezinin görkemli salonlarında eşsiz bir müzikali dinlerken bulurum, kuğu gibi dans eden

 

gençlerin arasından usulca sıyrılıp koridorlarında çaylak ressamından en ustasına kadar Resim

 

erbaplarının sergilerini izler, tiyatro salonlarında unutkan oyunculara repliklerini kopya ederim. Eski

 

Stadyumun olduğu alan Kent meydanı olsun ve benim Sanat merkezim tam ortasına oturtulsun

 

isterim, çevresinde sokak çalgıcıları, her köşe başında heykeller, bolca yeşil ve süs havuzları ile

 

acılarımızı, sevinçlerimizi paylaşabileceğimiz ortak bir adresimiz olsun isterim.

 

Sonra Akdeniz Olimpiyatları için yapılmış birbirinden değerli spor komplekslerinin Türkiye’nin en iyi

 

sporcularını yetiştirecek kapasiteye getirilmesini hayal ederim. Burada yetişen futbolcular ile Mersin

 

İdman Yurdunun 1.Lige çıkmasını ve Avrupa şampiyonluğunu getirecek kız Voleybol takımımız olsun

 

isterim. Denizi olan şehrin dünya yüzme şampiyonu olsun, Uluslararası yelken yarışları yapılsın

 

isterim.

 

Sahil boyunca uzanan parkımızda bize ait olmayan palmiyelerden çok bizi simgeleyen Portakal, limon

 

ve greyfurt ağaçları olsun ve baharda tüm şehir mis gibi koksun isterim. Yarım kalan Narenciye

 

festivali tekrar yapılsın ama çileği, muz ve kayısısı da unutulmasın isterim. Sahil bandından kaldırılan

 

çay bahçeleri tekrar yapılsın insanlar AVM lere mahkûm edilmesin derim.

 

Şehir merkezinde çarşılar modern bedestenlere dönüştürülsün, görüntü itibari ile cazip hale getirilsin,

 

çarşı esnafı teşviklerle güçlendirilsin, yerli malı satılması özendirilsin, halkımız paralarını yabancı

 

sermayeye değil öz kaynaklarına, kendi markalarına yatırsın isterim. Eski taş binalar restore edilerek

 

sanat sokakları yapılsın, butik restoranlar, kafeler, oda tiyatroları, resim atölyeleri, el sanatları ve

 

Hanımların Halk eğitim merkezleri kurslarında ürettikleri el işlerinin satıldığı küçük dükkanlar,

 

sahaflar, ikinci el eşya satan mağazalar olsun isterim.

 

Eski Otogarı’n olduğu alan Kent ormanı haline getirilsin, Müftü deresi ıslah çalışması ve çevre

 

düzenlemesi yapılsın, Orta refüjler damlama su ile sulansın, çöpler katı, cam ve kâğıt olarak

 

ayrıştırılarak toplansın.

 

Anamur a kadar işleyecek Deniz Otobüsü seferleri yapılsın. Sahil yolunda Otobüs yerine tramvay ile

 

ulaşım sağlansın. Tarım arazileri korunsun, Çiftçi güçlendirilsin, hak ettiği emeğinin karşılığını alabilsin,

 

aracılara gerek kalmadan yetiştirdiği mahsulü kooperatifleri aracılığı ile direk müşteriye ulaştırabilsin.

 

Kent planı önümüzdeki yüzyılda yaşanabilecek tüm değişimlere uyum sağlayabilecek öngörüde ve

 

bilimsel temelde hazırlansın.

 

Uluslararası Müzik Festivaline kardeş Uluslararası Tiyatro festivalimiz olsun. Tarihi değerlerimizi, Ören

 

yerlerimizi ve inanç merkezlerini tanıtım konusunda sinema filmlerinin çekilmesine, kongrelerin

 

şehrimizde yapılamasına teşvikler verilsin, özendirilsin.

 

Benden şimdilik bu kadar dediğim gibi hayallerde sınır olmaz sadece gerçekleştirmek için birlik ve o

 

birlikten doğacak yaptırım gücüne ihtiyacımız var. O birlik doğdu sıra sahip çıkmakta, güçlü kılmakta

 

ve sesimizi duyurmakta.

 

Haydi Mersin var mısın? Mersin İçin Güç Birlikteliğine.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Günü
Bir Darbe Olayıdır
Feto Terör Örgütü Yapmıştır
Cumhurbaşkanı Erdoğan Başarısı
Milletin Devlete,Vatana,Bayrağa Sahip Çıkması
Hiçbiri
Haber Onda Gazetesi Mersin Yerel haberler
Copyright © 2015 - 2016 Haberonda.Net. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
gundem
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat