LİDERLİK BUHRANI VE ERDOĞAN


Bu makale 2019-08-19 15:31:10 eklenmiş ve 102 kez görüntülenmiştir.
İsmail ŞİMŞEK

LİDERLİK BUHRANI VE ERDOĞAN

 

Bu gün büyük bir kısmımız kendi kendimize dünyamız nereye gidiyor sorusunu soruyoruz.

Öyle ya günümüz dünyası bir yandan ‘’ kuantum fiziğini, nano teknolojiyi, uzay araştırmalarını, küresel ısınmayı’’ konuşurken diğer yanda ise insanlık tarihinden ilk dönemlerinden beri değişmeyen kronik sorunlar olan ‘’ açlık, kıtlık, sefalet, cehalet, katliamlar, savaşlar ve terörizm’’ gibi konuları konuşuyoruz.

Misal olarak Ortaçağ’ın haçlı zihniyetinin dönemsel projeksiyonunu günümüz dünyasında ‘’islamofobi ‘’ adı altında yeniden hortlatılmaya çalışıldığuna şahitlik ediyoruz.

Veya karanlık çağların ‘’ soykırım ve tehcir’’ uygulamalarını andıran vahşetlerin bu gün Filistin, Suriye ve Myanmar veya Arakan örneklerinden yola çıkarak tekrar tekrar yaşandığını görüyoruz.

Batıda ki üstün ırk anlayışının veya beyaz olmanın hala yüceltildiği, farklı olanın varlığına tahammül edilemediği bir ayrımcılık rüzgârıyla sarsılıyoruz.

Avrupa’da yükselen ırkçılık, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı gibi ırkçı eğilimlerin siyasi alanda karşılık bulduğunu gördüğümüz gibi bu anlayışın Yeni Zelanda gibi dünyanın öbür ucunda bir terör saldırısına ideolojik zemin hazırlayabildiğini…

Yeni Zelanda’da onlarca asır öncenin intikamını almak için bugün masum sivilleri katleden yobaz bir zihniyetin yeniden nüksettiğini görüyoruz.

Tüm bunlar ortada iken ‘’ bir devlet adamı, din adamı, siyaset adamı veya uluslararası kurum, kuruluş veya birlik’’ etkili bir liderlik sergileyebiliyor mu?

Veya Ne olacak bu İslam dünyasının hali, acaba müslüman ülkeler tüm bunlara bir tepki gösterebilecekler mi ?

Ya da ne olacak bu dünyanın hali, bu kötü gidişata liderlik yapacak bir ülke, kurum çıkmayacak mı” gibi sorular geliyor akla.

Mesela, AB’nin ne 17 Aralık 2010’da Tunus’ta başlayan ve Suriye ölçeğinde rejim katliamları ile zulme dönüşen 7 milyon insanı yerinden yurdundan eden 1 milyona yakın insanıda hayatından eden Arap baharının mülteciler ile ilgili kısmında nede Ortadoğu coğrafyasında yaşanan krizler ve katliamlar konusunda yada Mısır’da ki SİSİ darbesinde bir varlık ortaya koyamadığını veya çözüme yönelik inisiyatif alamadığını gördük.

Göremediğimiz gibi tam tersi demokratik yoldan seçilmişlere darbe yapan, onlarca muhalif genci idam eden diktatör SİSİ’yi uyarmak, kınamak veya yaptırımlarla tehdit etmek yerine ayağına gidip yapılanları meşrulaştırma çabaları AB ve Batı’nın hep yücelttiği sözde batı değerlerinin içinin aslında ne kadar boş olduğunun bilinmesi açısından önemlidir.

Bakıyorsun, ‘’aciz ve kifayetsiz’’ BM, hiçbir konuda pratik bir adım atamıyor; İsrail’in veya dünyada hegomanya savaşı pahasına ülkelerin zulmüne ve keyfi davranışına karşı en ufak bir yaptırım uygulayamıyor.

NATO’ya bakıyorsun , Türkiye gibi bir üyesinin güvenlik riskleri konusunda zar zor kılını ancak kıpırdatıyor.

ABD, ise kişisel çıkarlarını önceleyerek evrensel değerler yerine sadece kendi çıkarlarını esas alan ve dünyanın geri kalanını teslimiyet ilişkisine davet eden bir yönetim anlayışı ile ‘’biz ve diğerleri’’ ayrıştırması ile dünyanın gidişatında onarıcı veya yapıcı bir rol oynamayacağını zaten ilan etti.

Tüm bu yaşananları izahta zorlanırken neyle izah etmek gerekir bunu netleştirmek gerekiyor.

Dünyanın bu durumunu bir ‘’ akıl tutulması’’ ile mi izah etmek gerekir, yoksa değerlere sahip ‘‘ gerçek lider kriterlerinin buharlaşması’’ ile mi izahı gerekir bunu algılayabilmek gerekir.

Dolayısıyla tutulan akıl da olsa , değer de olsa aslında bir ‘’ küresel yönetim sorunundan, bir liderlik’’ krizinden bahsediyoruz.

Dost veya düşman kabul edecektir ki dünya böyle bir haldeyken bu umutsuz tabloda ortaya tek bir lider çıktı o da ‘’ Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan.’’

Birçok hakikati o haykırdı. Mesela, ABD’nin Kudüs kararı hadisesinde, bir tek o hakikati haykırdı.

Misal Gazze’den tutun Arakan’a veya Suriye’den Mısır’a kadar aslında dünyanın sorunu olan her konuda en sağlam en ahlaki duruşu o sergiledi.

Terör belasının İslamı, Hristiyanı olmaz terör terördür çıkışını ondan başka yapabilen ve ayrımcı söylemlerin önünü kesebilen başka bir lider var mı?

Veya hem ‘’ islamofobiye ‘’ hemde ‘’ antisemitizme’’ aynı tepkiyi gösterebilen başka lider var mı?

Dünün dünyasının en etkili kanaat önderleri devlet liderleri yerlerini bu gün maalesef seçim kaygısı ile hareket eden ‘’ egosantrizim ‘’ denilen ‘’ ben merkezci’’ anlayış ile hareket eden sosyal medya fenomenlerine bıraktı.

Liderlik, ‘’ kapasite’’ gerektirir. Ve aynı zamanda ‘’ ahlak ile donatılmış bir tarz bir duruş!..’’

Dolayısıyla liderlik denilen değer veya olgu adına ne derseniz deyin ‘’ hem dünyanın güç odaklarına karşı gerçekleri haykırabilmekten, hem de kendi iç politikasında popülist yaklaşımlara veya yanlışlarına karşı tavır alabilmekten geçer.’’

Kim ne derse desin dünyada liderlik buhranının yaşandığı bu dönemde öne çıkan lider Erdoğan’dır.

Bazılarımız bunu belki bugün değil ama bir gün mutlaka anlayacak.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Günü
Bir Darbe Olayıdır
Feto Terör Örgütü Yapmıştır
Cumhurbaşkanı Erdoğan Başarısı
Milletin Devlete,Vatana,Bayrağa Sahip Çıkması
Hiçbiri
Haber Onda Gazetesi Mersin Yerel haberler
Copyright © 2015 - 2016 Haberonda.Net. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
gundem
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat