“ MERSİN ÜNİVERSİTESİ” ni eleştirmek?... ve HAKİKAT’e saygı!


Bu makale 2020-09-10 09:24:30 eklenmiş ve 70 kez görüntülenmiştir.
Harun ARSLAN

“ MERSİN ÜNİVERSİTESİ” ni eleştirmek?... ve HAKİKAT’e saygı!

Ne kadar sevinmiştik Mersin Üniversitesi ilk açıldığında…

Artık kentimizin bir Üniversitesi vardı; Mersin’in gelişmesine, ekonomisine

akademik düzeyde bilimsel katkı sağlayacaktı.

Üniversitelerin, bulundukları kentin yaşam kalitesine, sosyo-kültürel

sermayesine çok ciddi katkıları olduğu tartışılmaz. Konuyu salt ekonomik

faydayla değerlendiren dar ve yavan zihniyetin ötesinde, üniversiteler o kentin

sosyo-kültürel ve sanatsal donanımını doğrudan zenginleştirir, kentsel enerjinin

bilimsel ölçeklerle değerlendirilmesini, geliştirilmesini sağlar… diye de ümit

etmiştik.

Gerçekçi olalım; en azından başlangıç dönemi dikkate alınırsa, bu beklentilerin

hiçbiri gerçekleşmedi. Süreç içinde kentten uzak/ kopuk, kente katkı vermeyen,

kentle hiç bir ilişkisi olmayan ayrı bir dünya yaratıldı.

Hep şarkıdaki“orda bir köy var uzakta; gitmesekte, kalmasak da o köy bizim

köyümüzdü… “ gibi bizler de uzaktan, sırça köşkün içindeki üniversiteyi

seyrettik!.

Rektörler değişti, ama anlayış değişmedi; kentten kopukluk sürdü gitti.

Üniversite rektörünü yıllar içerisinde yalnızca uzaktan, klasik müzik

konserlerinde görebildik. Tanışmak, konuşmak hiç mümkün olmadı.

Mersin Üniversite’sinin çeyrek yüz yıla yaklaşan tarihinde, Mersin’e bir

katkısından söz edilebilir mi? Kuruluşu sırasındaki altyapı çalışmalarından ilk

dönem sorunlarına kadar Mersin kentinin büyük desteğini gören Üniversite,

baştan sona kendi içine kapalı kalmış, kent dinamikleriyle ilişkide hep faydacı

davranmış , sert ve soğuk kopuşa zemin hazırlamıştı.

Öte yandan Üniversite kendi içinde de huzursuz bir kurum haline gelmişti.

Kuruluşundan itibaren bu konuları gündeme getiren çok sayıda yazı yazdım.

Bölgemizdeki komşu üniversitelerin bulundukları kente sağladıkları katkılarla

kıyasladım.

Bu yazılarım üzerine aynı fikirde olan, olmayan; yazdıklarımı onaylayan ya da

eksik bulan, Üniversitenin kurucu rektörüne kadar bir çok öğretim üyesi beni

aradı, görüşlerini anlattı.

Yalnızca o günkü (yani, bir önceki ) ” üniversite yönetiminden” hiç kimseyle

görüşmedim; kentten gelen onarıcı eleştiriler Çitlikköy’e ulaşamıyordu.

Sonunda da yazılarımın Üniversite sistemine girişinin yasaklandığını öğrendim;

bir akademi, bilimselliğin ilk ve temel ölçütü olan ELEŞTİRİ kavramını yadsımış,

tümüyle yapıcı içerikli eleştirel yazılara sansür uygulamıştı!

Ben de,mevcut yönetim sürdükçe üniversite – kent ilişkisinin düzelebileceğine

dair ümidimi kaybetmiştim.

 

* * *

Çok sayıda olumsuz anılarımdan ikisini anlatacağım:

*2012 yılının ilk haftasında Mersin – Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan

“Üniversite – Sanayi İşbirliği Toplantısı”na, o günkü Valimiz Sn. Hasan Basri

Güzeloğlu’nun daveti üzerine katılmıştım.

Bu toplantıda Mersin Üniversitesi’nde “Mersin Üniversitesi İleri Teknoloji

Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi (MEİTAM) Laboratuvarı”

bulunduğunu öğrendim.

Toplantıya katılan sanayicilerin hiçbirinin bu laboratuvardan haberleri yoktu!

Analiz olacak malları Mersin’den başka Üniversitelere ve özellikle oldukça

uzakta bulunan Karadeniz Üniversitelerine gönderiyorlardı.

Konuya duyarlılık gösteren Sn. Valimizle bu laboratuvarın tanıtılması için neler

yapılabileceğini konuştuk.

Ertesi hafta Üniversiteye giderek laboratuvarı gezdim; gerçekten dünya

ölçeğinde donanıma sahip bu laboratuvarı hayranlıkla inceledim; ama bölge

sanayisine katkısı olmayıp atıl vaziyette durduğunu da üzülerek gözledim.

Daha sonra bütün basın mensuplarını kendi imkanlarımla Üniversiteye

getirmeyi ve bu laboratuvarın tanıtımının yapılmasını teklif ettim.

Bu teklifimi defalarca yinelememe rağmen olumlu bir cevap alamadım…

*Yine geçmiş anılarımda ve yazılarımda: Mersin Üniversitesi’nden bir öğretim

üyesi Akdeniz Oyunları Kültür ve Sanat Direktörlüğü’ne atanıyor.

Akdeniz Oyunları çalışmaları kapsamında Mersin Üniversitesi’nde “Spor ve

Spor Felsefesi Sempozyumu” düzenliyor.

Bir çok konuşmacı ve Almanya’dan konusunda uzman ünlü bir profesör konuk

ediliyor; buraya kadar her şey iyi…

Fakat hiç kimseye duyurulmuyor, basına haber verilmiyor. Üniversite

öğrencilerinin bile haberinin olmadığı bu uluslararası nitelikte sempozyum bir

kaç kişiyle, adeta izleyicisiz gerçekleştiriliyor.

Bu tür örnekleri rahatlıkla çoğaltabiliriz.

 

* * *

 

Nihayet Üniversite yönetimi değişiyor: Prof. Dr. Ahmet Çamsarı Rektör oluyor.

Yeni Rektör göreve başlayalı daha sayılı günler olmasına rağmen, ilk kez

üniversite basın biriminden basına haberler gelmeye başlıyor.

Nihayet bugüne kadar kendi içine kapalı Üniversiteden sonra, şimdi sosyal

medyada paylaşımlarını gördüğümüz, halkın içinde, ulaşılabilir bir Rektörü olan

Üniversitemiz olduğunu görmeye başlıyoruz.

Maalesef yeni Mersin Üniversitesi yönetimi uzun bir süre yılların biriken

sorunlarını çözmeye ve ortaya çıkan ağır tabloyu onarmaya çalışıyor.

 

Yeni Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ilk basın toplantısında yukarıda

sözünü ettiğim laboratuvarı gündeme getiriyor ve bundan sonra

sanayicilerimizin hizmetinde olacağını belirtiyor. Buna benzer,hem

üniversitemiz, hem de sanayicilerimiz cephesinden işbirliğine dönük ve büyük

yarar sağlayacak son derece sevindirici bir çok karar alınıyor.

Sn. Rektör Prof.Dr. Ahmet Çamsarı’nın şahsında çağdaş, dinamik ve vizyoner

bir zihniyet değişimi kente ve üniversiteye çok şey katmıştır. Mersin’deki kişi,

kurum ve kuruluşlar da elbette bu enerjiye karşılık vermiştir; sonuçta bu kentte

yaşayan herkes bu olumlu değişimlerden pay almıştır.

Maalesef kentimizde olumsuzluklardan beslenen, kentin gelişmesini istemeyen,

yapılan iyi şeylere karşı çıkan bir anlayış vardır. Bazıları da kişisel egoları, ya da

bazı beklentilerinden dolayı veya arkalarındaki bazı güçlerin yönlendirmesi ile

verimli çalışmalar yapan kurumları yıpratmaya çalışırlar.

Eğer bu kurumlar kente faydalı ise sessiz kalmak ve izlemek yerine bu kurumları

savunmak, görülmek istenmeyen gerçekleri de açığa çıkarmak gerekir.

Bunun karşılığında karanlık hesaplı kesimlerce bir karşı kampanya başlatılacağı

bilinerek, birilerinin bu kurumları savunması ve karşılaşacağı olumsuz tepkileri

göze alması gerekir.

Bugüne kadar Üniversitemizin kente sağladığı katkılar anlatmakla bitmez.

Sağlanan yüzlerce katkının yanında büyüyen, gelişen, kadrosu ve öğrenci sayısı

artan Üniversitede mutlaka bazı olumsuzluklar da olabilir. Bunlar tüm

Üniversiteye mal edilemez ya da genelleştirilemez; iyi niyetle uyarmak

gerekir.Ama birkaç olayla onca yapılanları, başarıları gölgelemeye çalışmak

büyük bir haksızlık ve vicdansızlık olur.

Bakınız,Üniversitemizle ilgili yüzlerce olumlu haber bağlamında, yalnızca son on

gün içinde çıkan iki haberi paylaşmak isterim:

*Mersin Üniversitesi, Türkiye Ulusal Ajansı’nın yayınladığı rapora göre AB

Erasmus 2020 Yüksek Öğretim Programı Öğrenci ve Personel Hareketliliği

projesinde 456 bin 650 Euro hibe alarak 192 Üniversite içerisinde 22. Sırada

yer alıp büyük bir başarı göstermiştir.

*Mersin Üniversitesi bünyesinde bulunan Covid-19 Laboratuvarı Türkiye

genelinde 132 laboratuvarın içerisinde % 100 başarı gösteren iki

 

laboratuvardan biri olmuştur. Sağlık konusunun her zamankinden daha fazla

önem kazandığı bu dönemde bu başarı çok değerlidir.

* * *

 

Son dönemde Mersin Üniversitesinde kimi atamalara dönük algı operasyonu

nitelikli haberler için de şimdilik şu kadarıni not edeyim:

Atamalarda liyakate uygun olmayan, kurallara aykırı bir mesele varsa net, açık

ve yasal sınırları belirlenmiş bir şekilde ortaya konulmalıdır.

Bu anlamda, liyakat aranmadan salt politik referans gözetilerek yapılan

atamalar için, Mersin Üniversitesinin daha ilk kuruluş dönemindeki

kadrolaşmaları bir kurcalayın bakalım! Bir tek, evet bir tek siyasi referansı

olmayan atama bulabilir misiniz?

Yetmedi: Kurucu rektörlükle yasalar içinde ve tamamen akademik kurallara

dayalı görev yarışına girip de kendisi ve çevresi kıyıma uğrayan pırıl pırıl

akademisyenler meselesini şöyle kıyısından bir yeniden kurcalayın ! Onur Bilge

Kula ve çevresinden bugün tek bir akademisyen barınamadı Mersin’de! Ya

kadrosu tıkandı ya mobbing…

Şimdi yapılan tümüyle yasal ve liyakate uygun atamalar için ortalıkta dolaşan

arkadaşlar, onca rezillik yaşanırken suskun kaldılar. Son yönetimin Mersin

kentiyle kurduğu üretken ilişkinin onda biri bile yoktu; Çamsarı Rektörlüğünde

Mersin’de bir üniversite olduğu, sanayiden sosyo-kültürel verime kadar ,

basınla ilişkiden Üniversite Hastanesi bünyesindeki büyük atılımlara, en son

geçtiğimiz günlerde hizmete giren ONKOLOJİ HASTANESİ’ne kadar kente

dokunan, Mersin’e kıymet ve değer katan çalışmalar sayesinde artık inkâr

edilemez bir gerçektir.

Evet; her kişide, kurumda ve kuruluşta eksikler olabilir; insan ve hayat böyle

çalışır, gelişir; ancak buna dönük eleştiriler saldırgan, yıkıcı ve operasyonel

olmamalıdır. Hizmetler takdir edilmeli, yapıcı eleştirilerle katkı verilmelidir.

Artık iyice rezilliği açığa çıkmış siyasi hesaplı tahripkâr karalamalar, kamuoyu

için de bıkkınlık ve yorgunluk verir oldu.

Mersin Üniversitemize ve Sn. Rektör Ahmet Çamsarı’ya kentimize kattığı

değerler için teşekkür ediyorum. Mersin’de hizmet veren her üniversitemiz

birer değerdir ve onların eleştirilerimizle de gelişip büyümesi ülkemiz, kentimiz,

gençlerimiz ve geleceğimiz adına hayırlıdır, güven vericidir.

Mersin’e yararlı kurumlarımızı sahiplenelim, destekleyelim, onların çalışma

şevklerinin kırılmasına izin vermeyelim.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -














Haberonda Gazetesi Mersin Yerel haberler
Copyright © 2015 - 2016 Haberonda.Net. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
gundem
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat