takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al






Mersin Sondakika

ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!


Bu makale 2021-01-18 12:23:10 eklenmiş
İsmail ŞİMŞEK
?=NewsCategoryWrite($Author_Data->name) ?>

Yürürken Zacharian’ın gözüne yerde duran, üzüm büyüklüğünde ve renginde bir şey çarptı.

Durdu… Uzandı eline alıp incelemeye başladı…

Bu nedir, diye sordu elindekini göstererek?

Yorgan Dede gözlerini hafifçe kısarak Zacharian’ın parmaklarının arasındaki şeye baktı ve

gözlüklerini düzeltti.

“O bir ardıç ağacı tohumu,” dedi.

Bu kadar irili ufaklı taş toprak arasında gözüme çarptığına göre bir anlamı olmalı. Onu

kaldığımız binanın önüne ekmemde bir mahsur var mı? dedi Zacharian…

Benim için hiç mahsuru yok. Ama onu ekersen sadece toprak altındaki hayvancıkları beslemiş

olursun. Filizlenmez dedi…

Neden filizlenmesin? Bir tohum değil mi sonuçta?

Doğa sürprizlerle doludur Bay Zacharian… Elinde tuttuğun tohumu bir ardıç kuşu yutup

sindirmez ve midesindeki hidroklorik asit sayesinde açılan tohum kabuklarını dışkı olarak

atmazsa o tohum filizlenmez. İşte bu yüzden onu bir ağaca çevirmek istiyorsan, bir de ardıç

kuşu yakalamalısın dedi tok bir kahkaha atarak…

Orhan Bahtiyar “İdeon-Tanrıların Yolu” kitabında geçen bu satırlarla bize doğanın

mucizesini anlatırken ‘’ ardıç kuşunun’’ ardıç ağacının var olabilmesinde ki o mucizevi

gizemini ortaya koymaya çalışıyor.

Şimdi soru şu: Ardıç denince aklınıza kuş mu geliyor, yoksa ağaç mı?

Aslında ikisinin varlığı birbirine bağlıdır. Yani bir tür mutualist yaşamdır bunların

birlikteliği… Bir olmazsa diğeri olmaz. Çünkü ardıç ağacı, ardıç kuşu olmadan çoğalamaz.

Ardıç kuşu da Torosların o sert ve çileli kışında yapraklarının altına sığınacağı, kış boyu

tohumlarından besleneneceği ardıç ağacına muhtaçtır.

İğne yapraklı ardıç ağaçları bir özelliğide ile nedense bir türlü boy verip boylanmaz. Bazıları

familya genetiğine atar bu kolaylığı… Yüksek yerlede yetişir. Ancak yüksek yerlerdede olsa

etrafını kanatları altına alacak kadar büyüyemez.

Öylede olsa bakmayın onun boyunun küçüklüğüne… Ardıç ağacı biraz bodur olsada anaçtır.

Dökmeyen yaprakları ile kimilerine sığınak, kimilerine karlı kışın çaresizliğinde yığınak olur.

Kimilerine kendini besleyen kozalak kimisine de kendini yeniden var edecek kozalak içinde

tohum…

Bana göre aslında ardıç ağacını büyütmeyen onu çevreleyip güneşini esirgeyip gölgeleyen

yüksek ladinlerin, devasa taç yapraklı katranların suçudur bu…

 

Büyüyememesine gelince öteki ağaçların bodurluğundan dolayı sürekli alay konusu olması

ha birde öteki ağaçların kökleriyle çevresindeki bütün toprağı kaplamış olmasındandır.

Yeterli besin alamayan dediğim gibi üstüne üstlük boyunun kısa olmasından dolayı

etrafındaki büyük ağaçların güneşten yararlanmasına engel olmasındandır.

Fakat bu bodur boylu ağaca Allah öyle bir özellik vermiş ki onu kendini beğenen o devasa

türdeşlerinden üstün kılmış.

Ona kozmetik alanda kullanılması için güzel kokular verirken ilaç yapılması yönüyle dertlere

deva kılmış. Yeri gelmiş çocuklarımızın geleceğine kalem olmuş. Yaz kış dökmeyen iğne

yaprağıyla tüm kuşların ama en fazla ardış kuşunun maşuku olmuş…

Çünkü faydalı olan her daim kıymetlidir.

Yani demem o ki marifetlidir ardıç ağacı…

Asıl anlatmak istediğim elbet ardıç ağacı veya ardıç kuşu değil…

Buradan yola çıkarak asıl olan ardıç ağacını hep var edecek ardıç kuşlarını çoğaltmamız,

insanlığa tohumlarını saçacak ardıç ağacını var etmemiz gerekiyor.

Buradan şuna gelmek istiyorum.

‘’ Yarını konuşmak’’ çok önemlidir.

Yarını konuşurken yarından da ötesinede bir parantez açıp neler yapılabilirliği artık mutlak

suretle konuşmak veya tartışabilmek gerekiyor.

Çocuklarımızı geleceğe hazırlamamız, yarınlara cesarete edecek ardıç kuşları hayal etmemiz

gerekiyor.

Çocuklarımızı, toplum olarak hepimizin 21.yy.ın dayattığı bu rekabette niceliğe dayalı

soyutluğu değil, niteliğe dayalı somutluğu çevreleyecek alanlara kodlarken, ülkemizin hatta

dünyanın geleceği için yarınlara cüret edecek ‘’ ardıç kuşları’’ yetiştirmeli elimizdeki ardıç

kuşlarına sahip çıkarak, yalnızlığa terketmemeli öldürmemeliyiz.

Örnek mi; mazisi bizde olsada atisi ABD’de olan Nobel ödüllü Aziz Sancar, Nobeli

alabileceğine inandığım Uğur Şahin ve Özlem Türeci hocalarımız…

Zira bu akıl, bu kavrayış, bu potansiyel geleceği tasavvur edebilme kabiliyeti geçmişimize

dönüp baktığımızda özünde bizde fazlasıyla mevcut…

Diğer yazıları...






Yazarlar

Arşiv Arama
- -












Copyright © 2021 Haberonda.Net Gazetesi Tüm hakları saklıdır.
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat