takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al
Mersin Sondakika

ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…


Bu makale 2021-03-05 22:19:28 eklenmiş
İsmail ŞİMŞEK
?=NewsCategoryWrite($Author_Data->name) ?>

ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…

Başarı; hayal ve inanç ilişkisine ne kadar inandığınızla ilgilidir.

Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız doğal olarak kendini bunun neden imkânsız olduğunu

size ispatlamak zorunluluğunu hisseder. Ancak bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, -gerçekten

inandığınızda- aklınız bunu başarabilmek üzere çözümler bulma konusunda size yardım için çalışmaya

başlar…

Zihin ve ruhsal dünyamızda başarabilme, yapabilme çabasına ket vuran engelleyen belli katagorik

inançlar bazı inanmışlıklar vardır:

Bunlar, ‘’değişmezlik inancı’’ ilgili olarak; ‘’böyle gelmiş böyle gider…’’ olarak…

Bazen ‘’etkisizlik inancı’’ olarak; ‘’bir işe yaramaz ki…’’ veya ‘’gereksizlik inancı’’ olarak;

‘’yapsam ne değişecek ki…’’ şeklinde bazen ise ‘’ kontrolsüzlük inancı’’ olarak ; ‘’bunu yapmak

benim elimde değil ki’’ şeklinde bazende ‘’yetersizlik inancı’’ olarak ; ‘’ben kim oluyorum da bu

işi yapacağım?’’ ve ‘’başarısızlık inancı’’ olarak ; ‘’ben bu işi yüzüme gözüme bulaştırırım…’’

şekillerindeki ruh halleri olarak çıkar karşımıza…

Bu düşünceler eylem pratiklerimizde ‘’ amaca dönük eyleme geçememe’’ yani eylemsizlik haline

kapı aralar.

Bu kavramlardanda anlaşılacağı üzere aslında en büyük engel; ‘’Zihinlerimizdeki engellerimizdir.’’

Zira bu kavram zihinsel engellerimizin, potansiyellerimizi ayaklar altına alıp çiğnediği psiko-

patolojik ruhsal takıntımızı işaret eder.

Başaramama korkusu veya kendine olan güvensizlik iş görmek başarmak isteyenin önündeki en büyük

engeldir. Görünmez olarak adlandırılan bu engeller bireyin ‘’kendisine yarattığı cam tavan’’ olarak

nitelendirilir.

Kısaca bu durum ‘’kişinin kendisine koyduğu sınırın üzerine çıkamaması’’ durumudur.

Dolayısıyla bu sınır aynı zamanda kişilerin cam tavan sınırını yani ‘’başarıyla ilgili hayallerinin

tavan yüksekliğini’’ belirtir.

İnsanın bir şey yapabilme potansiyeli ‘’inandıklarıyla’’ bir paralellik gösterdiği gibi bir şeyi

gerçekleştirebilme becerisi ‘’yapabileceğini düşündüğü seviye’’ kadardır.

Çünkü bir şeyin olanaksız olduğunu düşünürseniz, mental gücünüz bu imkansızlığınızı ispat etmek

için harekete geçer.

Ancak bu psiko-patolojik ruh eşiğini bertaraf ettiğinizde beyin yeni çözüm yolları arar, sizi hedefe

ulaştırır.

Örneğin, bilim adamları bunu ispatlamak için pireleri kullanarak birkaçını toplayıp 30 cm

yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koymuşlar. Metal zemin ısıtılmış. Sıcaktan rahatsız olan pireler

zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşmeye başlarlar. Zemin de

sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu

bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler.

Bu durumda defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla

zıplamamayı,öğrenirler.

Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır.

Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur,

daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler. Kafalarını cama vura vura

öğrendikleri bu sınırlayıcı ‘hayat dersi’ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları

vardır ama kaçamazlar. Çünkü ‘’engel artık zihinlerindedir.’’ Onları sınırlayan dış engel olarak

‘cam’ kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel olarak ‘30cm’den fazla zıplanamaz inancı’ varlığını

sürdürmektedir.

Bu deney pirelerin ‘’ başarısızlığın nasıl öğrenildiğini’’ göstermektedir. Pirelerin bu yaşadıklarına

‘cam tavan sendromu’ denir.

Yani psikolojik literatürde adı ‘öğrenilmiş çaresizlik’ olarak bilinir.

Öğrenilmiş çaresizlikte, ‘’yenildiğine uzun süre inanırsan sonunda yenilgi bir gerçek olur.’’ Bu

pasif-agresif tutum zaman içerisinde “eylemsizlik hali” ni ortaya koyarken, kişisel gelişim alanında

bu bir zaman sonra “amaca yönelik eyleme geçememe”haline dönüşür.

Bu ruhsal durum halleri maalesef kişisel yaşamımızda, ‘’bir daha deneme cesaretinin veya daha

fazlasını başarabilme özgüveninin’’ belleğimizden silinmesine, kaybolmasına neden olur.

Uzunca süre aynı şekilde çalışmış, sınırlarını zorlamamış kişiler ancak kendi koydukları sınırlar kadar

mesafe katedebiliyorlar. Bu sendrom kişide yetersizlik duygusu uyandırıyor.

Hepimizin bir cam tavan sınırı vardır.

Bir insanın başarabileceğine inandığı en üst nokta ise onun cam tavan sınır noktasıdır.

Diğer yazıları...

Yazarlar

Arşiv Arama
- -









Copyright © 2021 Haberonda.Net Gazetesi Tüm hakları saklıdır.
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat